özhakikinuhungemisi


Bugün Candan'la şu küresel ısınma meselesine fena halde takıldı kafamız. Yeni bir Nuhun gemisi mi yapsak yaptırsak derken bu isimle bir blog açma fikri geldi aklımıza. Hemen araştırdım fakat Nuhun Gemisi adıyla bir blog açılmış bile. Ne yazık ki Nuhun Gemisini açan içine hiç bir şey yazmamış. Peki ne olacak şimdi? Ben de Öz Hakiki Nuhun gemisi derim olur biter bu iş. Bu gemi çevre, doğa, ekolojik denge gibi konular ve bu konulara ilişkin günlük yaşamdan izlenimler duygu ve düşüncelerle ilerleyece

Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım


zeytin

Tarih: 23:37, 24/12/2007

Zeytin Hayat Umut ve Barış

 

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin,
           hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
           ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
                                               yaşamak, yani ağır bastığından.”

 

Ne zaman bir zeytin ağacı görsem Nazım Hikmet’in o güzelim Yaşamaya Dair şiirindeki bu dizeler geçer içimden. Son yıllarda, yaşadığımız bölgede zeytin ağaçlarına duyulan ilgi ve bahçelere zeytin fidanları dikilmesi beni öylesine sevindiriyor ki… Yaşamak daha ağır basıyor içimde.

 

Manavgat’ta bir süredir önünden geçerken gözüme takılan ve yaşadığım büyük kentlerdeki bazı şarküterileri anımsatan Kocatoka Şarküteri’ye girdim bugün. Beni ilk çarpan üstünde SİDE yazılı sızma zeytinyağı şişeleri oldu. Ben Egeliyim, uzun yıllar Ankara’da yaşamış olsam da Egelilik başka bir şeydir. zeytin ve zeytinyağı deyince içi titrer bir Egeli’nin. Hem de öyle sıradan değil illa ki sızma olacak. Kızarmış ekmeğinizi bandırarak sonra üstüne kırmızı biber kekik serperek yiyeceksiniz ki yaşadığınızın keyfine varacaksınız.

 

Toplumsal birçok konuda umutsuzluk ve karamsarlık yaşadığım şu günlerde zeytin ağaçları, geleceğe dair umutlarımı yeşertti. Çünkü ağaç dikmek, göçebeliğin değil yerleşik düzenin bir işaretidir. İnsanları yaşadıkları yere bağlar, bir yere bağlanmak ise dostlukların, insan ilişkilerinin ve kültürün temelidir. Ağaçlar; özellikle zeytin, nar,  incir, ceviz ve üzüm  insanların ruhlarına zenginlik katar, insan olmanın, çalışmanın, üretmenin ve damak zevkinin değerini öğretir. Ayrıca vatan sevmek yalnızca vatan için ölmeyi göze almak değildir. Bana göre vatanı sevmek, bizi bu topraklara bağlayan ağaçlar dikerek derinlere daha derinlere kök salarak yaşamaktır.

 

Kış ortasında pırıl pırıl güneşli bir havada limonların, portakalların, mandalinaların olgunlaşmaya başladığı bu masmavi Akdeniz gününde  Tıpkı Paul Eluard’ın “aşk şiir”inde dile getirdiği gibi “dünya portakal rengi dünya mavi” gözüktü bir kez daha gözüme…

 

Umutlandım. Umut ne güzel bir duygu hem de yeni bir yıla girerken… Zeytin dallarının çağlar boyu  barış’ı simgelemesi boşuna mı?

24 aralık 2007-Manavgat

 

Şule TÜREL



                                                            

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

...

Yazan: kamuranesen Tarih: 2007-12-25 00:21:28, 2007-12-25 00:21:28

N.Hikmet''in en sevdiğim şiirlerinden birisidir bu şiir.Teşekkürler paylaşımınız için.
Sevgiyle.


{ } { Sonraki Sayfa }